<center>Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin</center><?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - Yazılar için özet akışı..</title><link>http://www.islamicemaatler.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>islamicemaatler@hotmail.com</webMaster><copyright>Copyright © 2008 -İCB- Tüm Hakları Saklıdır.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>MÜMİNLER KARDEŞTİR</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=105</link><description>Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” (Hucurât 10 )Zikrettiğimiz bu ayette Allah Azze ve Celle kâinattaki tüm müminleri ilahi bir bağla birbirine rapt etmiştir. Ayetin orijinal metninde geçen “ inne “ ve “ ma “ edatları tekit ve hasr içindir. Yani müminlerin kardeşliği asumanda pekiştiriliyor, arzda imana hasr ediliyor. Diğer bir deyişle, tekitli olunca şu anlamı ihtiva ediyor, “Müminler yalnız ve ancak kardeştir. Kardeş olmaktan başka seçenekleri yoktur. Rabbul vveeAcirc;lemin onlara kardeş olmanın dışında başka alternatif bırakmamıştır. Kelime-i Şehadet ile İslam dairesine girdikten sonra diğer müminlerle otomatikman kardeş olmuştur artık. Tercih hakkı da yoktur. Babası Ali annesi Aliye olarak dünya gelen bir bebeğin Ali ve Aliye’nin diğer çocuklarıyla iradesi dışında kardeş olması gibidir bu durum. Babasının ve annesinin diğer öz be öz çocuklarına ‘benim kardeşlerim değil’ diyebilir mi? Öy...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 120</category><pubDate>27.07.2008 13:41:12</pubDate></item><item><title>Melekler Adem Aleyhisselam'a nasıl secde ettiler?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=104</link><description>Secde, İlâhî emirlere itaat etmenin en ileri seviyede bir göstergesidir; tevazuun da son sınırıdır. Şu koca kâinat şu âciz vveeAcirc;demoğlunun hizmetine verilmiş ve insan, büyük bir ilâhî ihsan olarak arza halife kılınmıştır. vveeAcirc;dem’e secde hâdisesinin hakikati, bu ilâhî takdirin melekler alemine ilân edilmesidir. Bu secde bir ilâhî emirdir; vveeAcirc;demoğlunun melekler ve cinler üzerindeki üstünlüğünün ilânı yanında melekler için de bir ibadet teklifidir. Allah nasıl emretmişse, onlar da o şekilde secde etmekle mükelleftirler. Hz. Adem’e secde, bir İlâhî emrin yerine getirilmesi cihetiyle, gerçekte, Allah’a c.c yapılmıştır. Biz de namaz kılarken kıbleye döneriz. Eğer Kâbe’nin yanında isek, yüzümüzü ona çevirerek ibadetimizi öylece yapar, secdeye kapanırız. Bu secdemiz görünüşte Kâbe’ye, hakikatte ise Allah’adır....</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 125</category><pubDate>21.07.2008 15:48:03</pubDate></item><item><title>Tesettür nedir, ne değildir?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=103</link><description>Kur'an-ı Kerim'de başörtüsü 24 sıra numaralı Nur suresinin 30. âyetinde geçmektedir. “Kadınlar, başörtülerini, göğüslerinin üzerinden bağlasınlar; yani başörtüleriyle göğüslerini de örtsünler” mealindeki bu âyette geçen “humur” kelimesi, başörtüsü manasına gelen “hımâr” kelimesinin çoğuludur.“Kur'an'da geçen hımâr kelimesi yalnızca örtü manasına gelir,başörtüsü manasına gelmez” diyenler kesinlikle yanılıyorlar. Çünkü bu kelimenin kökünde “örtme, karışma, yaklaşma” gibi manalar varsa da, kökten alınmış farklı kelimelerin (şekillerin) de farklı manaları vardır. Mesela aynı kökten gelen “hamr”, şarap, “hamîr”, hamur mayası, “humâr” akşamdan kalma hali manalarına gelir. Konumuz olan “hımâr” da başörtüsü ve vücudun bütününü örten örtü manalarında kullanılmıştır....</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 198</category><pubDate>12.07.2008 12:09:19</pubDate></item><item><title>Nefs'in antivirüsü nedir?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=102</link><description>İşte Erken’e gönderilen konu ile ilgili mail: “Cami imamı Abdullah hoca, resmi işlerini yaptırmak için nüfus müdürlüğüne gider. Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakın internet-cafenin yolunu tutmak zorunda kalır. Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim 'fesuphanallah’lar, ‘estağfurullah’lar çektirir hoca efendiye, hem de peş peşe:CEN.NET CAFECafe işleten delikanlıya: vveemdash; Evlâdım T.C. kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin? vveemdash; Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim.Abdullah hoca başlar beklemeye. Böylelikle bulunduğu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline. vveemdash; Demek ki gençlerin girip bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet-cafe denilen yer burasıdır. Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak, huzursuz bakışlarla etrafını süzer durur. Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan çıkamıyorlarsa, ayrı telden oyunlara yakalanan g...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 194</category><pubDate>07.07.2008 10:55:47</pubDate></item><item><title>Kur'an'ı Arapça mı yoksa mealinden mi okumalıyız?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=101</link><description>Kur’anın yüzüne bakmak bile sevap olursa Kur’anın anlamını veren bir kitabı okumak elbette sevabı vardır. Fakat Kur’an-ı aslından okumak ile mealinden okumak arasında fark vardır. Esas olan Kur’an okumayı aslından öğrenmek ve manasını anlamak içinde mealden okumaktır. Ancak hiçbir Kur’an meali aslının yerini tutmayacağından namazda Kur’an yerine okunmaz. Namazımızda mutlaka Kur’an-ı Kerimi aslından okumalıyız. Allah kelamı olan arapça olandır. Bunun yeri ve sevabı ayrıdır. Her harfine kat kat sevap verilir.Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş. Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir. Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız. Çünkü onun aslı Arapça’dır. Allah kuran’ı Arapça olarak indirmiştir. Tercümesi kuran yerine geçemez.Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktır. Çünkü özellikleri kaybolmuştur. Bunun gibi kuran ayetleri, keli...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 84</category><pubDate>05.07.2008 11:32:19</pubDate></item><item><title>'Üç Aylar' başlıyor</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=100</link><description>Regaib kelimesinin, elde edilmesi arzu edilen değerler anlamına geldiğini belirten Müftü Acar, Recep ayı, Kur'ân'da haram aylar diye anılan dört aydan biridir. Regaib gecesinin böyle bir ayın içinde yer alması, önemini ifade etmektedir dedi. Mübarek gün ve gecelerin insanın kendini denetlemesi ve değerlendirmesi bakımından çok önemli olduğunu vurgulayan Acar, Bir kere daha geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın tedbirlerini almalı ve düşünmeliyiz. İnsani ve İslâmi ölçülerle düşünür, kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçer, tövbe eder, geleceğimizi daha iyi değerlendirmeye karar verirsek, her günümüz kandil geceleri gibi başarılı, sonumuz da bayramlar kadar sevinçli olacaktır şeklinde konuştu.İl Müftüsü İbrahim Acar, Regaib Kandili'ne mahsus bir ibadet şekli olmamakla beraber gündüzü oruçlu geçirmek, muhtaçlara yardımda bulunmak, varsa dargınlarla barışmak, anne, baba ve diğer büyüklerin duasını almak, geceyi Kur'ân okuyarak, salatü selamla, tövbe istiğfarla ihya etmek g...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 65</category><pubDate>02.07.2008 10:27:17</pubDate></item><item><title>Bu bereketli günleri nasıl değerlendirelim?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=99</link><description>1. Bol bol Kur’ân-ı Kerim okuyalım. 2. Peygamber Efendimiz (sas)’in şefaatini ümit ederek, O’na salât ü selâmlar getirelim. 3. Kaza veya nafile namazlar kılalım. 4. Dünyaya gönderiliş amacımızı ve gidişatımızı düşünerek tefekkürde bulunalım. 5. İşlediğimiz günahlar için bu bereketli günlerin yüzü suyu hürmetine samimi ve gönlümüzden gele gele tevbe ve istiğfarda bulunalım. 6. Bir dua listesi oluşturarak sevdiğimiz insanlara bol bol dua edelim. 7. Geceleri değerlendirerek haftanın belirli günlerinde teheccüd namazı kılalım. 8. Bu günlerde Allah Resulü’nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı ve elimizdeki imkanlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeliyiz.Üç aylık bu mübarek zaman dilimini mümkün olduğunca değerlendirmeye çalışalım, bu mübarek aylarda edindiğimiz güzel alışkanlıklarımızı, ibadetlerimizi, güzel huylarımızı, hayırlı amellerimizi, g...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 73</category><pubDate>02.07.2008 10:26:28</pubDate></item><item><title>Üç aylar hakkında bilmeniz gerekenler</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=98</link><description>03 Temmuz Perşembe 2008 Perşembe gecesini 04 Temmuz Cuma gecesine bağlayan gece, Recep Ayının ilk Cuma gecesi olan Regaip Kandili Gecesidir.. Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer.” (Aldürkadir Geylani, Üç aylar ve Faziletleri)Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İbn-i Asâkir]“Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde (Kadir Gecesinde) otuz bine çıkar.”(Şualar, 416)***Bu ayların önemi nedir? Bu ibadet aylarını en güzel nasıl geçirebiliriz? suallerine cevaplar bulabileceğiniz, bu mübarek mevsim boyunca yayınlayacağımız üç aylar dosyalarımızı takip et...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 67</category><pubDate>30.06.2008 10:02:26</pubDate></item><item><title>Çocuklarımıza nimete saygıyı nasıl öğretebiliriz?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=97</link><description>Yemekhanenin giriş kapısında “Yiyiniz içiniz, fakat israf etmeyiniz” anlamına gelen şu yazı vardı: “Take what you need. Eat what you take.” (Yiyeceğin kadar al, aldığını da ye.)MÜSLÜMAN anne babalar olarak yemeğe başlarken “Bismillah”, bitirince “Elhamdülillah” deriz; çocuklarımıza da öğretiriz. Eğer bu kelimelerin ne anlama geldiğini ve niçin söylediğimizi anlayacakları bir dille açıklamazsak, çocuklar bu kelimeleri duygusal zekalarıyla kavramaz, teğet bir dille söylemiş olurlar. Çocuklarımızın bu kelimeleri duygusal zekalarıyla kavramaları için şöyle bir açıklama yapılabilir: “Çarşıdan bir yiyecek aldığımız zaman karşılığında satıcısına para ödüyoruz. Halbuki o yiyeceklerin gerçek sahibi satıcılar değildir, Allah’tır. Acaba o yiyeceklerin hakiki sahibi olan Allah verdiği bu nimetlere karşılık bizden ne istiyor? Nimetlerin gerçek sahibi olan Allah, bizden üç şey istiyor: Zikir, şükür ve fikir. Yemeye başlarken “Bismillah” (Allah’ım Senin adınla başlıyorum) dememiz zikirdir. Yedikten s...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 68</category><pubDate>29.06.2008 11:45:46</pubDate></item><item><title>İstemeyerek kılınan namaz kabul olur mu?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=96</link><description>İstemeyerek kılınan namaz kabul olmaz diye bir hüküm yoktur. İnsan her zaman isteyerek şevkle namaz kılamayabilir.Sıkılarak dahi olsa namaz kılmak gerekir. Bir namazın kabul olup olmadığını ancak Allah bilir. İstemeyerek de olsa kılınan namazların kabul olduğu konusunda hüsnü zanda bulunmak gerekir. İnsan nefis taşıdığı için her zaman namazları isteyerek kılamayabilir. Nefis daima kötü şeyleri arzu eder. İnsan nefsinin arzularından dolayı mesul olmaz. Yeterki bu arzuları fiiliyata dönüştürmesin. İnsan nefsin istememesine karşı ısrarla namaz kılması da bir nevi cihaddır. Nefisle yapılan cihad en büyük cihaddır. Bu sebeple namazım kabul olmaz diye endişe etmeniz yersiz bir endişedir....</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 48</category><pubDate>27.06.2008 10:38:15</pubDate></item><item><title>Yatarken dua ve sure okunur mu?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=95</link><description>Hadis kitaplarında bu hususta pek çok hadis mevcuttur. Meselâ Hz. vveeAcirc;işe validemiz Peygamberimizin (a.s.m.) yatmadan önce neler yaptığını şöyle anlatır:“Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem her gece yatağına girdiği vakit avuçlarını toplar, onlara üfler, daha sonra ‘kul hüvallahu ehad, kul evveeucirc;zü bi-Rabbi’l-felâk, kul evveeucirc;zü bi-Rabbi’n-nâsi’yi okur, sonra elleri ile, başından ve yüzünden başlayarak yetişebildiği yere kadar vücudunun her tarafını meshederdi. Bunu üç defa yapardı.”1Berâ bin vveeAcirc;zib (r.a.) de Peygamberimizden (a.s.m.) şu meâlde bir hâdis-i şerif rivâyet eder:“Yatağına gireceğin zaman namaz için abdest alır gibi abdest al, sonra sağ tarafına yat ve şöyle dua et: ‘Allahım nefsimi Sana teslim ettim. İşimi de Sana havâle ettim. Seni sevdiğim ve Senden korktuğum için sırtımı Sana dayadım. Ancak Sana sığınır ve Sana ilticâ ederim. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin Resulune iman ettim.’ Şayet o gece ruhunu teslim edersen İslâm üzere, imanlı olarak ölür...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 45</category><pubDate>24.06.2008 11:22:50</pubDate></item><item><title>Bir vasıtaya binince okunacak dua</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=94</link><description>3 defa Elhamdülillah, 3 defa Allahu ekber der.Sonra şu duayı okur: Allah'a hamd olsun. Bunu bizim hizmetimize veren (Allahın şânı yücedir, yoksa biz buna takat getiremez, güç yetiremezdik. * Biz elbette Rabbimize dönmekteyiz.Seni teşbih-ü takdis ederim, ben nefsime zulmettim, beni bağışla, günahları Senden başka bağışlayacak yoktur.Allahım, bu seferimizde Senden birr-ü takva ve razı olduğun ameller istiyoruz.Allahım, bizim bu yolculuğumuzu âsân eyle, uzaklığını bize yaklaştır. Allahım, yolculukta arkadaş, ailede vekil Sensin.Allahım, yolculuğun meşakkatinden, görünümümün kötüye değişmesinden, mal, aile, çoluk çocuk hususunda kötü dönüşten, iyi halden kötüye dönmekten ve mazlumun bedduasından Sana sığınırım.-Dua Mecmuası...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 23</category><pubDate>22.06.2008 11:46:00</pubDate></item><item><title>Şeytan kimi gözlerinden öper?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=93</link><description>Bence ikisi de güzel sonuçtur.Başınızı öne eğip düşünseniz de güzel. Çünkü düşünmek kadar faydalı bir çalışma olamaz.Cevabı hemen verseniz de güzel. O takdirde sorunun cevabına zihin yoracak kadar konuyla meşgul oluyorsunuz demektir ki bu da gerçekten güzeldir. Evet, yazımıza başlık olarak aldığımız soruyu bir daha tekrar edelim isterseniz:– Şeytan kimin gözlerinden öper?Biliyorum diyeceksiniz ki:– Şeytan birinin gözlerinden öperse o kimsenin işi kötü demektir. Çünkü şeytanın gözlerinden öptüğü kimse şeytanı memnun edecek hayat yaşıyor, işler yapıyor da ondan dolayı şeytan gözlerinden öpüyordur. Yoksa şeytan hangi hayırlı işten memnun olur ki, tutsun da iyi hal ve hayat üzere olan birinin gözlerinden öpsün, takdir ve tebrikte bulunsun. Evet, bu değerlendirme doğrudur.Şeytan gerçekten de birinin gözlerinden öpüyorsa o kimse hayatını ve kendini iyi düşünmeli, yaşayışına şöyle bir çeki düzen vermelidir. Zira şeytanın gözlerinden öptüğü insana melek yaklaşmıyor, melek tebrik etmiyor, meleğ...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 45</category><pubDate>21.06.2008 12:19:11</pubDate></item><item><title>Çocuklara Allah'ı nasıl öğretmeli?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=92</link><description>Özellikle 2-6 yaşları arası çocuklar, kolay inanırlık ve taklit özellikleri gereği, anne-babanın her söylediğine inanır ve onların her yaptıklarını taklit etmeye çalışırlar. Bunu yaparken de, ne bir şüphe duyar, ne de itiraz etmeyi düşünürler. Bu dönemde çocuğa verilen dini eğitim, bu konularda kullanılan ifadeler, özellikle de korkutucu yaklaşımlar, onun dini gelişimi açısından son derece önemlidir. Örneğin, Allah ile ilgili olarak, “Allah seni gökten izliyor, sana ceza verecek”, “Yaramazlık yaptığında seni cehenneminde yakar”, “Allah seni taş eder” vb. ifadeler, Allah’ı çocuğun zihninde ceza veren bir varlık olarak algılamasına yol açacaktır. Çocuğun yaramazlık olarak değerlendirilen davranışlarıyla baş edebilmek için, “Allah” kavramını kullanmak, her ne kadar bilinçsizce yapılıyor olsa dahi, son derece yanlış ve tehlikelidir. Bu şekildeki yanlış din eğitiminin, yanlış bilgilendirme ve yönlendirmenin en önemli etkisi, çocuğun kişilik yapısı üzerinde olacaktır. Allah, ahiret, cehennem...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 29</category><pubDate>19.06.2008 04:23:46</pubDate></item><item><title>7 Ayet-el Kürsi'nin sırrı</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=91</link><description>İnsanla İlgili Meleklerin başında Cebrâil (as) gelir.Vazifesi, İlâhî vahyi peygamberlere ulaştırmaktır. Bu sebeble, ona Vahiy meleği de denir. İnsanla alâkalı meleklerin diğer bir görevi de, Allah`ın Peygamberlerine ve salih kullarına kuvvet vermek, sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarında onları teselli etmek, mâneviyatlarını yükseltmek, gerekirse fiilen yardım yapmaktır.Asr-ı Saâdette cereyan eden Bedir, Uhud ve Huneyn harblerinde meleklerin mü`minlere fiilen yardım ettiklerini Kur`an bize haber vermektedir. İnsanla alâkalı meleklerin bir başka görevi de, insanlara iyi ve hayırlı şeyleri telkin etmek, böylece onların doğru yola girmelerini, ruhen yükselmelerini sağlamaktır.Sualler ve Cevapları1 - Kuran-ı Kerim okunan yere Melekler gelir mi? Bu gelen melekler hangi meleklerdir?Kur’an-ı Kerimin okunduğu yere melekler gelir.Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Allah bu meleklere kullarım ne yapıyorlar? diye sorar. Melekler; Onlara vardığımızda n...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 359</category><pubDate>18.06.2008 17:29:58</pubDate></item><item><title>Hz. Ebu Bekir (r.a.)'ın Vefatı</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=90</link><description> Hz. Ebu Bekir, ölüme hazırlandığında Hz. vveeAcirc;işe (r.a.) geldi ve şu şiiri okudu. Hayatınla yemin ederim, ruh sıkışıp göğüsün daralmasına sebep olduğunda servet şahsı kurtaramaz. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir yüzünü açıp şöyle dedi. Öyle değildir, şöyledir: Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte(ey insan) bu senin kaçıp durduğun şeydir. (Kaf, 19) Benim bu iki elbisemi yıkayın ve bana kefen yapın; zira diri bir kimsenin yeni elbiseye ihtiyacı ölüden daha fazladır. Ashab-ı Kiram Hz. Ebubekir'in huzuruna girerek dediler ki: - Seni muayene edecek bir doktor çağırmayalım mı? - Doktor bana baktı ve Ben dilediğimi yaparım! dedi. Hz. Ebu Bekir (r.a.)'ın hastalığı ağırlaştığında insanlar yerine bir halife bırakmasını istediler. O da Hz. Ömer'i halife yaptı. Bunun üzerine kendisine dediler ki: - Bizim başımıza şiddetli ve katı bir kimseyi seçti. Acaba Rabbine ne cevap vereceksin? - Kullarının başına en hayırlılarını geçirdiğimi söyleyeceğim! Sonra Hz. Ömer'e haber gönderdi. Geldiğinde Hz. Öme...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>14.06.2008 13:51:18</pubDate></item><item><title>Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Vefatı</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=89</link><description>Hz. Peygamberin hayatında, ölümünde, sözünde, fiilinde, bütün durumlarında düşünenler için ibret ve güzel bir örnek mevcuttur. Basireti açık olanlar için o bir ışıktır. Zira Allah'ın katında ondan daha şerefli bir kimse yoktur. Çünkü o Allah'ın dostu, habibi, Allah'ın kelamına muhatap olan kulları arasından seçilen Allah'ın peygamberi ve nebisidir. Müddeti bittiğinde acaba Allah ona bir an daha mühlet vermiş midir? Eceli geldikten sonra acaba bir lahza dahi tehir olunmuş mudur? Hayır! İnsanların ruhlarını kabzetmekle görevli melekler göndererek onun şerefli ve pak ruhunu Allah'ın huzuruna götürmek onun temiz bedeninden çıkarıp rahmete rıdvan ve güzel hayırlara daldırmak için götürmeye geldiler. Rahman olan Allah'ın manevi komşuluğunda doğruluk merkezine götürdüler. Bununla beraber ölüm anında Hz. Peygamber'in üzüntüsü arttı. Izdırabı kesintisiz devam etti. İnlediği görüldü. Allah'ın mülakatına karşı olan isteği yükseldi. Benzi sarardı. Alnı terledi. Sağı ve solu inkıbaz ve inbisat husu...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 26</category><pubDate>14.06.2008 13:49:34</pubDate></item><item><title>Mahşer Yeri ve Mahşer Halkının Durumu</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=88</link><description>İnsanların kabirlerinden kalktıktan sonra yalınayak, başıkabak ve sünnetsiz oldukları halde mahşer yerine nasıl sevkedildiklerine dikkat et! Mahşer yeri beyaz ve düz bir bölgedir. Orada ne bir çukur ne de bir tümsek görürsün. Mahşer yerinde, yüksek bir yer yoktur ki insan onun arkasında gizlensin. Orada bir çukur yoktur ki insan orada gözlerden kaybolsun. Orada farklılık yoktur, basit bir topraktır. İnsanlar cemaatler halinde oraya sevkolunurlar. Sınıfların değişikliklerine rağmen çeşitli bölgelerden insanları bir araya getiren Allah, ortaktan münezzehtir. Onları Radife'nin, arkasından gelen Racife ile sevkettiğini hatırla! Racife, svveeucirc;r'un birinci üfürülüşüdür. Radife de ikinci üfürülüşüdür. O gün kalplere ızdırap, gözlere korkaklık yakışır. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: İnsanlar kıyamet gününde bembeyaz, kepekten arınmış undan yapılan bir ekmek gibi (dümdüz) içinde sığınağı olmayan bir arazi üzerinde haşrolunur. (Müslim ve Buhari) Râvi (kendisinden bunun mânâsı sor...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 53</category><pubDate>13.06.2008 14:39:03</pubDate></item><item><title>Ölümü Hatırlamanın Fazileti</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=87</link><description>Dünyaya dalan, dünyaya aldanan, şehvetlerine köle olan bir kimsenin kalbi şüphesiz ki ölümün zikrinden gaflet gösterir. Ölümü hatırlamaz. Kendisine ölüm hatırlatıldığında bunu hoş karşılamadığı gibi ölümden nefret eder. Onlar o kimselerdir ki Allah onların hakkında şöyle buyurmuştur: De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm muhakkak sizi bulacaktır! Sonra hem gizliyi hem de aşikârı bilen (Allah'a) döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir. (Cuma, 8) İnsanlar, yâ dünyaya dalan veya tevbe edip başlayan veyahut da sonuna varan bir ariftir. Dünyaya dalan kimse ölümü hatırlamaz. Eğer hatırlarsa elinden kaçırdığı dünya için üzüldüğünden dolayı hatırlar. Onun zemmiyle meşgul olur. Bu kimseyi, ölümü hatırlaması Allah'tan daha da uzaklaştırır. Tevbe edene gelince, o kalbinde korkunun kabarması, tövbesinin tamamlanması için ölümü çokça hatırlar. Bazı zamanlar tevbesi tamam olmadan önce kendisini kapıp götürmesinden korktuğu için ölümden hoşlanmaz. O ölümü hoş karşılamamak...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 32</category><pubDate>13.06.2008 14:37:18</pubDate></item><item><title>Günlük Hayattaki Sünnet-i Seniyyeler</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=86</link><description>1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.10.Saf ipek ve saf altın ümmet-i Muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.11.Selamı yaymak. Selam, kelamdan önce gelir.12.Eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.13.Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.14.Musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. Süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.15.Musafahada önce eli uzatan çekmelidir. Biz çekersek buluşmadan...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 30</category><pubDate>12.06.2008 21:14:46</pubDate></item><item><title>SEN ÖRTÜN VE ÖRNEK OL ONLARA</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=85</link><description>Örtünmek isterim, ama ikna olmam lazım “KURANDA KESİN HÜKÜM VAR YETMEZMİ İKNA OLMANA” Örtünmem gerekiyor, ama geleceğimi düşünmek zorundayım “GELECEK ÖLÜM ONU DÜŞÜNDÜNMÜ” ALLAH(c.c.) beni başı açık olarak da sever “AMA GÜNAHKAR KULUM DER” Kapalıyım, ama ailem okul için başımı açmamı istiyor “AİLEN SENİ CEHEM**** ATEŞİNDEN KURTARMAYACAK” Fazla açık olmadığım için, günah olduğunu zannetmiyorum “GÖRÜNEN HER TEL ZİNA AZMI GÜNAH ACABA” Genç yaşta da kapanmak olmaz ki, yaşlanınca inşa ALLAH(c.c.) “YAŞLANACAĞIN GARANTİ Mİ YA YARIN ÖLÜRSEN” Tekrar açılırım düşüncesiyle, kapanmıyorum “HELE Bİ KAPAN ONU SONRA DÜŞÜN” Bazı özgürlüklerimin kısıtlanacağı düşüncesiyle kapanmak istemiyorum “ALLAHIN KARŞISINDADA ÖZGÜR OLABİLECEKMİSİN” Kapanmak önemli değil, önemli olan kalbinin temizliği “KALBİN TEMİZLİĞİ GÜNAHA ENGEL DEĞİL” Evlenince kapanırım, ;kızım evlenince kapanr; “EVLENECEĞİN GARANTİMİ” Güzelliğimi sergilemek istediğimden dolayı kapanmamıştım “GÜZELLİĞİNİ SADECE EŞİNE SERGİLESEN NE GÜZEL OLUR” K...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 28</category><pubDate>11.06.2008 21:18:21</pubDate></item><item><title>Büyü ve İslam'daki hükmü</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=84</link><description>Büyü yapmak haramdır ve günah bakımından bu işi yapanla, sebep olan arasında çok fazla bir fark yoktur. Büyücünün kazancı da, büyücüye verilen para da haramdır!İslam dinine göre büyü yapmak haramdır. Kur’anı Kerim’deki hükümlerden büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız. Allah Resulü a.s.m, yedi büyük günah arasında büyü yapmayı da saymış, büyü yapanın Allah’a şirk koşmuş olacağını bildirmiştir. Bir kişi, büyücülerin her şeyi yapabileceğine inanırsa, Allah'a şirk koştuğundan kâfir olur. Büyü nedir?Kur’anı Kerim’de büyü ile ilgili olarak en geniş bilgi Bakara Suresi’nin 102. ayetinde verilmektedir. Bu ayette Cenab-ı Hakk, şöyle buyurmaktadır:Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular. Hâlbuki Süleyman asla kâfir olmadı. Fakat o şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Harut ile Marut isimli iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Hâlbuki o iki melek : ‘Biz ancak bir imtihan için gön...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 41</category><pubDate>11.06.2008 14:50:28</pubDate></item><item><title>Sol elle yemek yemenin hükmü</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=83</link><description>Islâmda bazı nahoş şeyler dışında her isin sağ elleyapılması ve sağdan başlanılması bir edep olarak görülmüştür, terki ise edebin terki sayılmış ve zahmetsiz olarak gelecek bir sevaptan mahrum olma olarak görülmüştür. Aişe Annemiz; Rasvveeucirc;lullah (s.a.v.) yapabildiği her şeyde; temizliğinde, ayakkabısm giymede, çıkarmada kısaca her isinde sağdan başlamayı severdi. (Benzer hadisler için bk. Buhârî, salât 47, at'ime,5; Müslim tahâret vveesbquo; 66, 67; Ebvveeucirc; Dâvvveeucirc;d, libâs 41; Tirmizî, Cum'a 75; Nesâî, tahâret 89 gusl 17, zinet 8, 62; Ibn Mâce, taharet 42; Müsned VI/94,130,147, 1 B8, 202, 210) Sağ elini abdestine, yemeğine, sol elini helasina ve diğer eziyet veren şeylerine kullanırdi Hafsa validemiz de: Sağ elini yemesine, içmesine ve elbisesini giyip çıkarmaya, sol elini ise bunun dışındakilere kullanırdi (E. Davud. Taharet 18) demiştir. Bu yüzden özürsüz olarak sol elle yemek mekruh görülmüş, ancak yemek yeme sırasında sol eli de kullanıp onun sağa yardımcı olmasınd...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 150</category><pubDate>09.06.2008 19:42:59</pubDate></item><item><title>Rüya tabiri hakkında bilmeniz gerekenler</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=82</link><description>1- Salih rüya, 2- Şeytanî rüya, 3- İnsanın içinde yaşadığı olaylardan doğan rüya.Salih rüya vaki olacak olan şeyleri vukuundan evvel fıtrî istidad ile idrak etmekten ibarettir. Peygamber (sav) bununla ilgili şöyle buyurur: Müminlerin rüyası nübüvvetin kırk altı bölümünden bir bölümdür.Şeytanî rüya insanı korkutup üzüntüden üzüntüye sevk etmek için uyku halinde insanın kalbine verdiği vesveseden ibarettir. Peygamber (sav) şöyle buyurur: Sizden biriniz sevdiği bir rüya görürse o Allah'tandır. Bunun için Allah'a hamd edip rüyasını söylesin. Hoşuna gitmediği bir rüya görürse o şeytandandır. Şerrinden Allah'a sığınsın ve onu kimseye de açmasın. Yoksa kendisine zarar verecektir.İnsanın içinde yaşadığı olaylardan doğan rüya ise. insan bir şeyle meşgul olup onunla fazlasıyla ilgilendiği için hakkında rüya görür. Peygamber (sav) bir hadiste şöyle buyurur: Rüya üçdür. Allah tarafından olup müjde veren salih rüya, üzüntü verip şeytandan gelen rüya ve insanın kendi kendine bir şeyler söyleyip tasa...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 34</category><pubDate>08.06.2008 12:10:45</pubDate></item><item><title>Namazlarımızda okuduğumuz duaların anlamları</title><link>http://www.islamicemaatler.com/Yazilar.asp?yazi=goster&amp;yazine=81</link><description> 1- Sübhane Rabbiyel-Azim: Büyüklük ve azamet sadece Ona ait olan Rabbimi bütün noksanlardan tenzih edip yüceltirim.2- Semiallahü limen hamideh: Allahü teâlâ kendisine hamd edenin hamdini işitir, kabvveeucirc;l eder3- Allahümme rabbena ve lekel hamd: Allahım, Rabbim hamd sana mahsustur.4- Sübhane Rabbiyel-Ala: Büyüklük ve Yücelik sadece Ona ait olan Rabbimi bütün noksanlardan tenzih edip yüceltirim. 5- Subhaneke Duası: Allahım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka tanrı yoktur.6- Kunut duası 1: Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız. Kunut duası 2: Allahım! Biz yalnız san...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 37</category><pubDate>07.06.2008 10:05:16</pubDate></item></channel></rss>