<center>Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin</center><?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.islamicemaatler.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>islamicemaatler@hotmail.com</webMaster><copyright>Copyright © 2008 -İCB- Tüm Hakları Saklıdır.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>TARİHTEN GÜNÜMÜZE KÜRTLER VE GÖZARDI EDİLEN REALİTE</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=13</link><description>TARİHTEN GÜNÜMÜZE KÜRTLER VE GÖZARDI EDİLEN REALİTE Ortadoğu insanlığın beşiği olması hasebiyle her zaman hareketin merkezi olmuştur.Savaşın,barışın,sorun ve çözümlerin aktörleri hep bu topraklarda vücut bulmuştur. Dünyanın yaşıtı olan bir kültürel birikime sahip bu coğrafya Emperyalist güçlere ihtiyaç duymadan bütün sorunlarını çözecek yetenek ve deneyimlere fazlasıyla sahiptir.Tarihi tecrübeyle sabittir ki,mevcut bütün sorunlar batı-emperyal menşelidir.Önce nifak ve fitne tohumları ekip yapay sorunlar oluşturma,daha sonra da bilge kişi olarak “sizler beceriksizsiniz,bu sorunu ancak ben çözerim” edasıyla ağabeyliğe soyunma,bununla durumları kendi çıkarlarına göre şekillendirme en belirgin vasıflarıdır. Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasıyla Batılı güçlerin iştahları kabarmış ve kurdurdukları devletçiklerle kontrolü ellerine geçirmeye ve İslam Ümmetini parçalamaya çalışmışlardır.Kurdurdukları kukla düzenlerle her ne kadar zenginlik kaynaklarını talan edip ellerine geçirseler de, bu topr...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 73</category><pubDate>19.05.2010 12:32:39</pubDate></item><item><title>MAZLUMUN AHI</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=12</link><description>Habil ile başlayan bir tarihtir mazlumiyetimiz.Nemrutlara ibadet etmeyişimizdendir ateşlere atılmamız.İffetimizdir zindanlara atılmamıza gerekçe.Mekkede yetim ve öksüz kalsak da Lat ve Uzzaya tapmadık ve secde etmedik Allahtan başka hiç bir ilaha.İşte bu yüzden terk etmek zorunda kaldık Mekkelerimizi.Bu sebeple terk etti bizi dost ve akrabalar...bitmek bilmeyen bir savaştır bu.Hak ile batıl arasında.Kendi nefislerine zulmedenler,başkalarına zulmetmekten imtina ederler mi?Onlar Allaha verdikleri söze ihanet edip nefislerine uydular.İşte bu sebeple heveslerine engel olan herkesi ve herşeyi düşman ve ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmektedirler.Bunlar tarih boyunca varolagelmişlerdir.Zaman ve mekan değişse de,şahıslar değişse de mantıkları değişmemiş.Hakka ve hakikata karşı kin ve dü şmanlıkları son bulmamış ve farklı isimlerle bu kinlerini kusmuşlardır.İnsanların hep tek dert ve hedefleri olmuştur.Bu dert ve hedef hep İslam olmuştur.Bir kısım insanlar,hak ve adalete çağır...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 72</category><pubDate>12.04.2010 14:06:30</pubDate></item><item><title>BIRAKIP GİTMEK GEREK</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=11</link><description>BIRAKIP GİTMEK GEREK bırakıp gitmek gerek hayatı ansızın, kirine bulaşmadan bu dünyanın, evet kabul değiştiremedim belki gidişatını, ama ben de değişmiyeceyim inadına, bulaşmayacağım kirine, taraf olmayacağım zalimden yana, işte bu yüzden çekip gideceyim, arkama bakmadan... acılarımı içime gömeceğim, Ve usulca kayıp gideceğim dünyanızdan, Hüseyni bir kederle göçeceğim, Yezidlerle yanyana olmaktansa... anlamasa da zamanımın insanları beni,geleceğe haykıracağım ümitle,kim bilir belki asırlar sonra yankılanır sesimuzanır bir el elime ve tutar beddualarım zamanın yezidlerini devirir,Kim bilir belki de bir HÜSEYN doğar çığlığımla O anlarbeni ve gerçekleştirir hayallerimi Tüm zincirleri kırarak zorbaların. ...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 98</category><pubDate>08.03.2010 15:10:35</pubDate></item><item><title> GEÇ KALMADINIZ MI?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=10</link><description>GEÇ KALMADINIZ MI? .ExternalClass .ecxhmmessage P {padding:0px;} .ExternalClass body.ecxhmmessage {font-size:10pt;font-family:Verdana;}Doğru konuşmak,doğru yazmak ve doğru tesbitlerde bulunmak elbette çok önemlidir.Bunun için selim bir akıl,keskin bir zeka,doğru bir lisan ve iyi bir niyet gerektiği gibi,kişinin aynı zamanda güvenilir olabilmesi için de bir de çelik gibi bir yüreğe de ihtiyacı vardır.Ki adil de olabilsin.Cerbeze yapıp hakkı batıl,batılı da hak gösterme çabasına girmesin ve birilerini memnun etmek için hakka batıl libası giydirmesin.Elbette ki doğruları dile getirmenin de doğru bir zamanı vardır.Yerinde ve zamanında söylenmeyen sözün/hakikatın yararı olmadığı gibi,çoğu zaman telafi edilemeyecek ziyanlara da sebepolabilmektedir.Hastaya zamanında verilmeyen ilaç,ileriki aşamalarda fayda sağlamayacağı gibi sonradan meydana gelmiş hastalığın tedavisini de engelleyebilir,zamanını alabilir ve fayda yerine zarar verebilir.Son günlerde gazetelere bakıp ta çok eskilere,tarihin de...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 131</category><pubDate>23.01.2010 22:50:48</pubDate></item><item><title> AYNI DELİKTEN İKİNCİ KEZ ISIRILABİLECEK GAFLET İÇİNDE OLMAYIN!</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=9</link><description>Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk. (Neml: 50) İşte orada, her nefis önceden yaptıklarıyla imtihana çekilmiş olacak ve onlar asıl-gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülecekler. Yalan yere uydurdukları da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaklar.(Yunus: 30) Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz (Muttefekun aleyh) İblis parlamentoları yani karanlık odalar ve Darunnedve zihniyetindekiler insanlık tarihi boyunca hep olagelmiştir. Tezgâhlarını, hile ve oyunlarını, komplolarını zamanın şartlarına göre şekillendirmişler, zamana uyarlayarak sürdürmüşlerdir. Kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi hareket etmeyen; nizamlarını, sistemlerini, çıkarlarını zedeleyecek, tehlikeye düşürebilecek herkes hedeflerinde olmasına rağmen genelde iman ehli mü'minleri, İslami duyarlılığı olanları ve İslam'ı hayatlarının hiçbir safhasında ayırmama gayreti içinde olanları kendilerine hedef seçmişlerdir.Şeytan ve dostları, Allah (cc)'a, Allah'ı...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 179</category><pubDate>31.07.2008 21:26:53</pubDate></item><item><title>LÜTFEN BİRAZ DA MÜSLÜMANLARA HOŞGÖRÜ! / MEHMET GÖKTAŞ</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=8</link><description>Lütfen biraz da Müslümanlara hoşgörü!Bazı konular kesinlikle ertelenmeye gelmez, anında müdahaleyi gerektirir, aksi takdirde kangren olur. Eğer büyük bir Müslüman kitleyi töhmet altında bırakan bir itham ve iftirada bulunulmuşsa, bu itham ve iftira büyük trajlı bir gazete yoluyla yapılmışsa, oradan da aynı anda internet ortamına aktarılmışsa, yüz binlerce insanın zihni bulandırılarak diğer bir kitlenin hakkında kötü düşünmeye sevk edilmişse, ortada çok ciddi bir durum var demektir. Bunu yapanlar gerçekten çok kötü bir şey yapmışlardır. Hele bunu bir defaya mahsus değil de, fırsat buldukça yapıyorlarsa başkalarının da Allah'ın buğzettiği bu fiili işlemelerine engel olmak boynumuza borçtur. Bunun için bu sayıda son dönemdeki gelişmeleri biraz fazla yer verdik.Dışınızdaki Müslümanların İslam dairesinin haricinde sayılmaları için özel bir uğraş veriyorsunuz sanki. İslam yolunda sesleri sizden biraz daha gür çıkan herkesi derhal provokatör ilan ediyorsunuz! İslam yolunda renkleri sizden bir...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 467</category><pubDate>31.07.2008 21:23:05</pubDate></item><item><title>ZALİMİN İŞTAHINI KABARTACAK TEVAZU ZİLLETTİR </title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=7</link><description>ZALİMİN İŞTAHINI KABARTACAK TEVAZU ZİLLETTİR “(Bunlar,) Büyük günahlardan ve çirkin -utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar. Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler. Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.”( Şura: 37–39) “Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.” (Hud: 113) “Allah zalime mehil verir. Bir de onu yakaladı mı, artık iflah olmaz.”( Buharî, Müslim) Zulüm; bir insana, bir topluluğa, bir kavme haksızlık yapmaktır. Zulüm; eziyet etmek, işkence yapmak, birinin hakkını zorla elinden almaktır, haksız yere öldürmek, dövmek, yaralamak, başkalarının mallarını gasp etmektir. Zulüm; insanların ırzlarına ve haklarına tecavüz etmektir, haram ve günaha götürmeyen insani hak ve isteklerin önünde durmaktır, engel olmaktır ve haklarını verme...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 82</category><pubDate>13.06.2008 11:19:01</pubDate></item><item><title>DİNİN SUTUNU NAMAZ</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=6</link><description> Allah'ın rahmeti bereketi ,inayeti ve nusreti tüm islam alemindeki mucahid,muvahhid ve muttaqi mumin ve müslümanların üzerine olsun. Selam ve selam; Kainatın O'nun yüzü suyu hürmetine yaratılan, daha Arş, Qalem, Ferş ve Kürs'ü yokken, daha 124 bin peygamberin zerreleri yokken O'nun nuru olan Habibimiz Resul'u zişanın üzerine olsun. Muhterem okuyucular ; Bu ilk yazımda Namaz la başlamayı kendime bir borç bildim, niye namazla başladık diyebilirsiniz,yada namaz'dan daha önemli bir amel yokmu diye bir soruda ortaya atabilirsiniz.Araştırıldığında, tatbiki yapıldığında, ona göre davranıldığında Namaz'dan daha önemli bir ibadet yoktur.İlayi Kelimetullahtan sonra (LAİLAHEİLLALLAH MUHAMMED RESULULLAH) namazdan daha mühim bir ibadet yoktur. Niyemi ? Çünkü Qur'an-ı Kerimde üzerinde 70 kere durulan başka bir ibadet yoktur bu bir. İkincisi peygamberimizin şu meşhur hadisidir ki Nasıl ki bir yapı , bir inşaat , bir qubbe sutunsuz , direksiz olamaz,bunun gibi o kadar zengin ve donanımlı olan bir din...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 282</category><pubDate>01.06.2008 21:05:03</pubDate></item><item><title>İslam gençlerin omuzunda yükseldi</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=5</link><description> İslam hareketini asıl yönlendiren veonu Arap toplumunun yeni kimliğine uygun hale gelmesindecanla-başla destekleyerek Hz. Peygamber’e yardımcı olangeniş bir idealist gençler grubu vardı.Müslüman olduklarında bunların çoğu 30 yaşın altında bulunuyorlardı. Bu anlamda İslam’ın bir gençlik hareketi olduğunu söylemek mümkündür. İslam’ın gençleri arasında; * Hz. Ali (10 yaş), * Zeyd bin Harise, Talha (15-17 yaş), * Abdurrahman bin Avf (17 yaş), * Sa’d bin Ebi Vakkas (17 yaş), * Abdullah bin Mesud (15 yaş), * Abdullah bin Ömer (13 yaş), * Zübeyr bin Avvam (16 yaş), * Mus’ab bin Umeyr (18-20 yaş), * Osman bin Afvan (24 yaş), * Ebu Huzeyfe (30 yaş), * Ebu Udeybe bin Cerrah (31 yaş) gibi isimler yer alıyordu.Genç erkekler gibi genç kız ve hanımlar da İslam’ı ilk seçenler ve Peygamber Efendimiz’in ilim ve irfan halkasına katılanlar arasında yer alıyorlardı. Fatıma binti el-Hattab (Hz. Ömer’in kardeşi), Hz. Ebubekir’in kızları Esma ve Aişe bunların başında gelir.Mus’ab bin Umeyr, zengin bir ailen...</description><author>muhamed</author><category>Okunma: 320</category><pubDate>24.04.2008 17:00:10</pubDate></item><item><title>Bir Muhtra da Sen Versen Ey Halkım </title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=4</link><description> Diyorum ki,bir muhtıra da sen versen, bir bildiride sen yayınlasan ey halkım! Artık adına H-bildirimi derler,H-muhtramı derler, varsın ne derlerse desinler. Bak bir tek sen kaldın bildiri yayınlamayan, bir tek sen kaldın muhtra vermeyen! Üstelik yayınlanan bütün bu bildiriler, verilen bütün bu muhtralar doğrudan doğruya sana verilmişken, seni muhatap almışken bilmem ki sen neyi beklersin, niçin susarsın Ey HALKIM! Susması gereken, uslu uslu senin verdiğin görevi yapması gereken bir avuç dinazor, canının istediği zaman sana ihtar çekiyor, sana muhtıra veriyor, bir işgal kuvvetleri edasıyla, bir sömurge valisi küstahlığıyla sana tahakküm etmek istiyor Ey HALKIM ! Senin nasıl düşünmen gerektiğine, nasıl inanman gerektiğine dair ilkeler koyuyor. Senin nasıl bir hayat sürmen gerektiğne dair, nasıl bir şekle bürünmen gerektiğine dair talimat üstüne talimat üstüne yağdırıyor ey halkım! Ve bunu yıllardır yapıp duruyor, özelikle şu son zamanlarda hep yapyor .Şimdi sen, bütün bu olup bitenler k...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 183</category><pubDate>02.04.2008 19:52:32</pubDate></item><item><title>Namazda huzur nasıl olur?</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=3</link><description>ARAPÇA kökenli olan “Huzur “kelimesi, Türkçe’de farklı anlamlarda kullanılmaktadır. “Huzur bulmak, huzurlu olmak”, gönlün yatışması, nefsin tatmin olması anlamındadır. “Huzura varmak, huzura çıkmak” ise kişilik, makam-mevki bakımından büyük bir zatın yanına gitmek anlamında kullanılmaktadır. Bu yazımızda huzur kavramını, asıl Arapça’daki manası olan “huzura varmak, huzura çıkmak” anlamıyla kullanacağız, ancak ikinci derecede bu kavramın Türkçe’de karşılığı olan “huzur bulmak, huzurlu olmak” anlamına da dikkat çekeceğiz. Çünkü gönlün huzur bulması, gerçek anlamda huzura çıkmakla olur. Namaz müminin miracı olduğuna göre, insan ruhu bu miraç vasıtasıyla Hazret-i Allah’ın huzuruna çıkmakla huzur bulur, huzura erer. Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz: “Namaz benim göz aydınlığımdır” buyurmuştur. Burada namazın huzur verici özelliğine işaret edilmiştir. Ancak gerçek huzura ermek için, namazda gerçek anlamda huzura varmak gerekir. Huzura varmak, üç basamaklı bir eylemin adıdır: Huzura çıkmadan...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 348</category><pubDate>01.04.2008 21:38:27</pubDate></item><item><title>HİÇBİR MÜSLÜMAN’IN TECRÜBE VE BİRİKİMLERİ HEBA OLMASIN!</title><link>http://www.islamicemaatler.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=2</link><description>Cenab–ı Allah’ı bir olarak tanıma veya şirk koşma, haram ve günaha bulaşma veya sakınma, ibadet veya isyan etme O’na bir fayda veya zarar vermez. Yüce Allah’ın, hiç kimsenin hiçbir şeyine ihtiyacı yoktur, kimseye muhtaç değildir. Buna rağmen kullarının doğru yol ve hidayet üzerinde kalmaları, şirke düşmemeleri, haram ve günah işlememeleri için her kavme peygamber göndermiştir. Kimine kitaplar indirmiş, zaman ve kavimlerin durumuna göre onları mucizelerle desteklemiştir. Peygamberler, Rablerinden aldıkları emirleri O’nun rızasını kazanmak ve kendilerine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek endişesiyle hiç kimseden hiçbir karşılık beklemeden yapmışlar, yaptıklarının karşılığını sadece Rablerinden beklemişler.Bazı günler, aylar ve yıllar değil, sürekli, her gün, her ortamda, her dönem ve her zamanda görevlerini en güzel şekilde yapmışlar. Yani bazen ve bazı şahıslara değil, ulaşabildikleri herkese gitmişler, herkese ulaşmaya çalışmışlar. Cenab–ı Allah, her şeyi gören, bilen ve iş...</description><author>Admin</author><category>Okunma: 113</category><pubDate>01.04.2008 21:29:53</pubDate></item></channel></rss>